Eğitim Üzerine

EĞİTİM ve BİLİMSEL YAKLAŞIMLAR


 
 Eğitim;zihinsel ve ahlaksal yetilerin düzenli olarak geliştirilmesi sürecidir.Sadece kişinin kendisine bağlı bir süreç değildir.Eğitim bir toplum işidir.Eğitim,çalışma ve öğretim sonucu olarak kişide gelişen istenebilen(desirable)değişiklikler ya da ilerlemeler olarak da düşünülebilir.Eğitimi süreç olarak gören bir başka görüş ise eğitimi,kişinin içinde bulunduğu toplumda geçerli olan ve olumlu(poizitif) değer taşıyan yeteneklerini,tutumlarını ve diğer davranış şekillerini geliştirmesini sağlayan süreçlerin tümü olarak nitelendirir.

Eğitim alanında geçerli olan iki farklı görüş vardır:Birinci görüşe göre ”eğitim içten dışa doğru”,ikinci görüşe göre ”eğitim dıştan içe doğru”olmalıdır.Günümüzde birinci görüşü destekleyenler Ruhbilimciler,ikinci görüşü destekleyenler ise Toplumbilimcilerdir.
    
Eğitim,kişinin yaşama başarılı ve etkin uyumu için gereklidir ve bir etkileşimin sonucudur.Yakın geçmiş tarihte yeni bilimsel yaklaşımlara göre eğitim,yalnız ”var olanı çocuğa aktarma” şeklinde edilgen bir ”eylem değil”,çocuğun yaratıcı kuvvetlerinin de rolü olduğu ”etkin” bir süreç olduğu kabul görmüş bir gerçektir.Eğitimin amacı; bireyi daha iyi bir yaşama uyum için hazırlamakta toplanabilir.Yaşamın akışına ayak uyduran,onunla birlikte değişen ve her an yeniden oluşan dirik bir eğitim…
   
Eğitim bilimi ,eğitimin sorunlarını gözlem,deney ve araştırma sonuçlarıyla değerlendirme yoluna giden bilim dalıdır,eğitim süreklilik ve değişim içeren çok kapsamlı bir süreç olduğundan bu bilim daima gelişime ve değişime açıktır.
   
Sosyolojik olarak eğitimin amacı; topluma onunla kolayca kaynaşan ve yararlı olan bireyler yetiştirmektir.E. Durkheim).Önemli olan,genç kuşağa toplumun ya da çevrenin ondan beklediği fiziksel,zihinsel ve ahlaki(moral) değerleri kazandırmaktır,burada bahsi gçene eğitim anlayışına göre insan ruhunun karakterinden söz edilemediği gibi,gençleri bir biçime ve kalıba sokmak düşüncesi hakimdir.Oysaki gerçek eğitim geleneği atmadığı gibi aynı zamanda özgürlükçüdür; fakat geleneğin baskısı altına da giremez.
   
Antropolojik olarak eğitimin amacı irdelenirse merkezde ”insan” olduğu göze çarpar.Eğitimin asıl amacı, gerçekten kişiyi akıl sahibi ve özgür bir valığa yaraşan ve ona mutluluk veren bir yaşam sürmeye hazırlamaktır.Görgücü(Amprist) yaklaşımcılar mutluluğu ön planda tutarken,daha mantıksal hareket edenler (Rasyonalistler),bu konuda baş rolü zihin gelişmesine yani zihin etkinliğine vermektedir.Bu antropolojik görüşün geçmişi J.J. Rousseau’ya kadar uzanır. 

Eğitimin amacı ve aynı zamanda en etkili aracı insanın özgürlüğünü iyi kullanmasıdır.(R.Remusat).Gerçek eğitim,özgürlüğün özgürlük aracılığı ile eğitilmesidir;insan denen varlığın,kendi akderini kendi elleriyle yaptığını,anlamaya,hissetmeye ve bunu istemeye sevkedilmesidir.(R. Hubert).Eğitim demek,kültürel(dinsel,bilimsel,sanatsal,ahlaksal) değerlerle ilgili toplum politikası üretmek ve bunu gelecek kuşaklara yürüten ve ilerleten bir kural haline getirmek demektir.(G. Kerschensteiner)
Eğitmek;yetiştirmek,zorlamak demek değildir.Yaşamın ilk dönemi, bir tarafa bırakılırsa eğitimek demek,cocuğu serbest hale getirmek demektir.Serbest düşünür ve serbest çalışır bir hale getirmek…Ona yol göstermek…(R. Dottrens)
H.ÇAYIR
 
Reklam
 
 
Bugün 4 ziyaretçi (63 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=